A vitamini eksikliği: Kilo alamama, boyun uzamaması, gözyaşının yetersiz salgılanması, gözün parlaklığını yitirerek kuruması, gece görememe ve derinin kuruyarak pullanması A vitamini eksikliğinin yarattığı bazı şikayetlerdendir.
B1 vitamini eksikliği: Büyüme döneminde özellikle sinir sisteminin gelişmesi ve metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç duyulmaktadır. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, ses kaybı, görme bozuklukları ile beriberi hastalığı yaşanabilir.
B2 vitamini eksikliği: Tek başına bu vitaminin eksiklik belirtilerinin görülmesi nadirdir, genellikle diğer vitaminlerin de eksikliği ile birlikte ortaya çıkar. B2 vitamini eksikliği çocuklarda büyümenin yavaşlaması, kilo kaybı, canlılıkta azalma ve sindirim sorunları gibi durumları da beraberinde getirir.
B3 vitamini eksikliği: Kolay yorulma, sinirlenme, iştahsızlık, hazımsızlık, bulantı, kusma ve ishal, dilde yanma hissi, kızarma, diş eti hassasiyeti, ağız kokusu, deride ışığa karşı hassasiyet, cildin sertleşmesi, huzursuzluk, uykusuzluk, baş ağrısı ile başlayan, ellerde titreme, artan endişe, korku, kaygı duyguları ile devam edip psikoz tablosuna kadar giden sinir sistemi şikayetleri ortaya çıkar.
B5 vitamini eksikliği: Rafine ve işlenmiş yiyeceklerle beslenme ve antibiyotik etkisiyle barsak bakterilerinin ölmesi sonucu ortaya çıkar. Halsizlik, bitkinlik ve yorgunluk hissi ilk oluşan yakınmalardır. Topuklarda yanma ve ağrı, mide asitlerinde azalma ile iştahsızlık, kusma, barsak bozuklukları ve krampları, uykusuzluk, cilt bozuklukları, akne oluşumu, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik yakınmalarda artış eksiklik ile birlikte görülen etkilerdir.
B6 vitamini eksikliği: Eksiklik belirtileri diğer B Vitaminleri eksikliğinde görülenlere benzemektedir. Nevrit, EEG değişiklikleri, koordinasyon bozuklukları, duyu kusurları, dalgınlık, uykusuzluk, bebeklerde ve çocuklarda havale, kansızlık, huzursuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, görme problemleri, sık enfeksiyonlara yakalanma, adale zayıflığı ve krampları oluşabilir.
B9 vitamini eksikliği: Eksiklik belirtileri B12 vitamini eksikliğine oldukça benzer. İştahsızlık, kilo kaybı, dilde şişme ve kızarma, ishal, huzursuzluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve kalp çarpıntısı gibi çeşitli belirtiler görülebilir.
B12 vitamini eksikliği: Hayvansal gıda alınmadığında bu eksikliğin etkileri kolaylıkla oluşur. Özellikle tam vejetaryen anne çocuklarında doğumdan itibaren eksiklik arazları ortaya çıkar. Sinir sistemindeki liflerde hasar oluşur. Bu durum ciddi sorunlara; pernisiyöz anemi denilen bir kansızlığa yol açabilir.
Biotin eksikliği: Eksikliğinin ortaya çıktığı durumlarda, halsizlik, iştahsızlık, adale incelmesi ve ağrıları, kuru, pullu ve hassas bir cilt, kansızlık ve kalp sorunları, saçlarda beyazlama ve dökülme, kan kolesterol seviyesinde artma ve gözlerde kızarma görülür.
C vitamini eksikliği: Eksikliğinde oluşan en ağır durum skorbüt hastalığıdır. Bunun dışında diş eti kanamaları ve çekilmeler, enfeksiyonlara karşı dayanıksızlık ve zor iyileşme, deride küçük kanamalar, halsizlik ve iştahsızlık görülen diğer belirtilerdir. Eksikliğin artması durumunda burun kanamaları, ağız içinde yaralar, diş kayıpları, eklem şişmeleri, kemik ağrıları ve nefes darlığı görülmektedir. Çocuklarda büyümenin yavaşlaması, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin azalması ve sık mikrobik hastalıkların gelişmeye başlaması gibi bir çok sağlık sorununun C vitamini ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.
D vitamini eksikliği: Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü, kafatasında yumuşama, asimetri, bebeklerde büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü ve geciken bıngıldak kapanması, dişlerin geç çıkması, diş çürümeleri, diş minesi bozuklukları, kaburgalarda kemik ve kıkırdak bileşiminde raşitik tesbih taneleri, uzun kemiklerin bükülmesi, kemiklerde çabuk kırılmalar ile sırt kemiğinde eğrilikler ve kalça kemiğinde bozukluklar D vitamini eksikliğinde yaşanan şikayetlerdendir.
E vitamini eksikliği: E vitamini özellikle metabolik hızın arttığı ergenlik çağında vücuttaki zararlı maddeleri temizleyici etkisi ile oldukça önemlidir. E vitamini eksikliğinde kansızlık ve vücutta sıvı toplanmasına bağlı şişkinlikler görülmektedir.
K vitamini eksikliği: K vitamini özellikle pıhtılaşma için oldukça gerekli bir vitamindir. Eksikliği diş etinde kanamalar, yaralar, burun kanamaları gibi şikayetler yaratabilir.
B1 vitamini eksikliği: Büyüme döneminde özellikle sinir sisteminin gelişmesi ve metabolizma için B1 vitaminine ihtiyaç duyulmaktadır. Eksikliğinde kusma, iştahsızlık, huzursuzluk, nefes almada zorluk, kalp çarpıntısı, morarma, kalp yetmezliği, merkezi sinir sistemi bozuklukları, ses kaybı, görme bozuklukları ile beriberi hastalığı yaşanabilir.
B2 vitamini eksikliği: Tek başına bu vitaminin eksiklik belirtilerinin görülmesi nadirdir, genellikle diğer vitaminlerin de eksikliği ile birlikte ortaya çıkar. B2 vitamini eksikliği çocuklarda büyümenin yavaşlaması, kilo kaybı, canlılıkta azalma ve sindirim sorunları gibi durumları da beraberinde getirir.
B3 vitamini eksikliği: Kolay yorulma, sinirlenme, iştahsızlık, hazımsızlık, bulantı, kusma ve ishal, dilde yanma hissi, kızarma, diş eti hassasiyeti, ağız kokusu, deride ışığa karşı hassasiyet, cildin sertleşmesi, huzursuzluk, uykusuzluk, baş ağrısı ile başlayan, ellerde titreme, artan endişe, korku, kaygı duyguları ile devam edip psikoz tablosuna kadar giden sinir sistemi şikayetleri ortaya çıkar.
B5 vitamini eksikliği: Rafine ve işlenmiş yiyeceklerle beslenme ve antibiyotik etkisiyle barsak bakterilerinin ölmesi sonucu ortaya çıkar. Halsizlik, bitkinlik ve yorgunluk hissi ilk oluşan yakınmalardır. Topuklarda yanma ve ağrı, mide asitlerinde azalma ile iştahsızlık, kusma, barsak bozuklukları ve krampları, uykusuzluk, cilt bozuklukları, akne oluşumu, tekrarlayan üst solunum yolu enfeksiyonları, alerjik yakınmalarda artış eksiklik ile birlikte görülen etkilerdir.
B6 vitamini eksikliği: Eksiklik belirtileri diğer B Vitaminleri eksikliğinde görülenlere benzemektedir. Nevrit, EEG değişiklikleri, koordinasyon bozuklukları, duyu kusurları, dalgınlık, uykusuzluk, bebeklerde ve çocuklarda havale, kansızlık, huzursuzluk, sinirlilik, baş ağrısı, görme problemleri, sık enfeksiyonlara yakalanma, adale zayıflığı ve krampları oluşabilir.
B9 vitamini eksikliği: Eksiklik belirtileri B12 vitamini eksikliğine oldukça benzer. İştahsızlık, kilo kaybı, dilde şişme ve kızarma, ishal, huzursuzluk, enfeksiyonlara yatkınlık ve kalp çarpıntısı gibi çeşitli belirtiler görülebilir.
B12 vitamini eksikliği: Hayvansal gıda alınmadığında bu eksikliğin etkileri kolaylıkla oluşur. Özellikle tam vejetaryen anne çocuklarında doğumdan itibaren eksiklik arazları ortaya çıkar. Sinir sistemindeki liflerde hasar oluşur. Bu durum ciddi sorunlara; pernisiyöz anemi denilen bir kansızlığa yol açabilir.
Biotin eksikliği: Eksikliğinin ortaya çıktığı durumlarda, halsizlik, iştahsızlık, adale incelmesi ve ağrıları, kuru, pullu ve hassas bir cilt, kansızlık ve kalp sorunları, saçlarda beyazlama ve dökülme, kan kolesterol seviyesinde artma ve gözlerde kızarma görülür.
C vitamini eksikliği: Eksikliğinde oluşan en ağır durum skorbüt hastalığıdır. Bunun dışında diş eti kanamaları ve çekilmeler, enfeksiyonlara karşı dayanıksızlık ve zor iyileşme, deride küçük kanamalar, halsizlik ve iştahsızlık görülen diğer belirtilerdir. Eksikliğin artması durumunda burun kanamaları, ağız içinde yaralar, diş kayıpları, eklem şişmeleri, kemik ağrıları ve nefes darlığı görülmektedir. Çocuklarda büyümenin yavaşlaması, enfeksiyonlara karşı vücut direncinin azalması ve sık mikrobik hastalıkların gelişmeye başlaması gibi bir çok sağlık sorununun C vitamini ile ilişkili olduğu düşünülmektedir.
D vitamini eksikliği: Huzursuzluk, baş terlemesi, kaşıntı, uyku bozuklukları, ileriki aşamalarda kas güçsüzlüğü, kafatasında yumuşama, asimetri, bebeklerde büyümüş bıngıldak, kafatası büyüklüğü ve geciken bıngıldak kapanması, dişlerin geç çıkması, diş çürümeleri, diş minesi bozuklukları, kaburgalarda kemik ve kıkırdak bileşiminde raşitik tesbih taneleri, uzun kemiklerin bükülmesi, kemiklerde çabuk kırılmalar ile sırt kemiğinde eğrilikler ve kalça kemiğinde bozukluklar D vitamini eksikliğinde yaşanan şikayetlerdendir.
E vitamini eksikliği: E vitamini özellikle metabolik hızın arttığı ergenlik çağında vücuttaki zararlı maddeleri temizleyici etkisi ile oldukça önemlidir. E vitamini eksikliğinde kansızlık ve vücutta sıvı toplanmasına bağlı şişkinlikler görülmektedir.
K vitamini eksikliği: K vitamini özellikle pıhtılaşma için oldukça gerekli bir vitamindir. Eksikliği diş etinde kanamalar, yaralar, burun kanamaları gibi şikayetler yaratabilir.





hayati bir maddedir. Protein, yağ (fat), karbonhidrat ve alkolü denetleyen bazı enzim sistemleri için gereklidir. Dahası, B-1 vitamini, kompleks sistemin bir parçası olan sinir sistemi uyarısını vücuda göndermesine de yardım eder.
fonksiyonu, normal yağ asidi ve aminoasit sentezi için önem taşımaktadır. Serbest radikallerin toplayıcısı olan glutathion'un üretimi için gereklidir. Besinlerden enerjinin serbest bırakılmasında rol oynar. A vitamini ile birlikte kullanıldığında solunum, sindirim, dolaşım ve boşaltım sisteminin mukozasının sağlıklı olmasını sağlar. Sinir sistemi, deri ve gözleri korur. Normal büyüme ve gelişmeye yardımcı olur. Enfeksiyon, alkolizm, yanık, mide ve karaciğer hastalıkları tedavisine yardımcı olur. Migren, katarakt, orak hücreli anemi tedavisinde kullanılır.
Kan dolaşımında, karaciğerin sağlıklı çalışmasında, bazı tür baş ağrılarında, zor işitmede yararlıdır.
normal çalışmasına yardımcı olur; kolesterol, D vitamini, kırmızı kan hücreleri ve antikorların üretimi için gereklidir. Normal büyüme ve gelişmeyi destekler. Yiyeceklerin enerjiye dönüştürülmesine yardım eder. Birçok vücut materyalinin sentezine yardımcı olur. Böbrek üstü bezinin fonksiyonunu destekler, Enerji metabolizmasında gereklidir. Çeşitli böbrek üstü bezi hormonları, steroidler ve kortizonun oluşumunda hayati rol oynadığı için antistres vitamini olarak da tanımlanır. Ayrıca şunlara iyi gelir: yara iyileşmesi, stress, depresyon, alerji, alkolizm, karaciğer sirozu, kabızlık, yorgunluk, mide ülserleri, osteoartrit, romatoid artrit.
rol oynar. Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizmasında yer alır. Hormonlar, kırmızı kan hücreleri, sinir hücreleri, enzimler ve prostoglandinlerin oluşumunda rol oynarlar. Ayrıca B6 vitamini iştahımızı, ağrıya karşı duyarlılığımızı, uyku düzenimizi, ruh durumumuzu etkileyen serotonin adlı maddenin yapımında da etkili olmaktadır. B6 vitamini bağışıklık sistemini güçlendirir, kolesterol birikimine engel olarak kalbi korur, böbrek taşı oluşumunu engeller. Karpal tunel sendromu, adet öncesi gerginlik sendromu, artritler, allerjiler , geceleri oluşan bacak kramplarının tedavisinde de kullanılır. B6 vitamini bir çok enzimin oluşumuna katılır. Örneğin, demirin hemoglobin yapısına katılmasını sağlayan enzimlerin içinde de bulunurlar. Ensefalopati ve polinevrit gibi nörolojik hastalıkların tedavisinde B6 vitamini etken madde olarak kullanılır.
birlikte doğum defektlerini önlemekte önemli rol oynar. Yine folik asit ve B6 vitamini ile birlikte kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklığını önleyici rol oynamaktadır. Asetilkolin üretimini arttırdığı ve beyinde sinir iletimini düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu rolü olabileceği düşünülmektedir. Normal büyüme gelişmede olumlu rol oynar. Sinir hasarlarında tedavi edici rol oynar. Pernisiyöz anemi tedavisinde kullanılır. Mide barsak sisteminin bir kısmı cerrahi olarak çıkartılmış hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Vejeteryanlarda ve birtakım emilim bozukluğu olan hastalarda oluşabilecek B12 vitamin eksikliğine bağlı belirtileri önler. Bağışıklık sistemini ve sinir sistemini güçlendirir. DNA molekülünü sentezler ve kırmızı kan hücrelerini üretirler.
Biotin özellikle zayıf saç tırnaklar ve yorgunlukta kullanılır. Uzun süreli antibiyotik, alkol tüketen kişilerde biotin miktarı azalır. Yapılan araştırmalar Biotinin yararlı olması için 6 ay boyunca alınması gerektiğini göstermektedir.
kollageni üretmek ve bağışıklık sistemi, sinir sistemi, hormonlar ve besinlerin emilimi fonksiyonlarına (E vitamini ve demir gibi) destek olmaktır. Göz merceği ve akciğer gibi yapılarda antioksidan olarak çalışır. C vitamini ayrıca antioksidan yapıda olan E vitaminine dönüşebilir. Yüksek dozda alınması halinde ne gibi yararlar getireceği yolunda çalışmalar sürmekle birlikte, beta karoten gibi, antioksidan etki nedeniyle, kanser, kalp-damar hastalıkları ve katarakta yakalanma ihtimalini azalttığı belirlenmiştir. Ayrıca, soğuk algınlığı gibi hastalıklara karşı da direnci arttırmaktadır.
yapıcı etkilere karşı önemli bir koruyucu biridir. Vücuda alınan ağır metaller, zehirli bileşikler, radyasyon ve bazı ilaçların yarattığı toksinlere karşı koruma sağlar. Virüslerden kaynaklanan hastalıklara karşı vücudun direncini yükseltir. Timus bezi ve alyuvarları korur. Bağışıklık sistemi için önemli vitaminlerden biridir.
yere sahiptir. Öyle ki Folik Asit’in vücutta azalması kanser ve kansızlık riskini gündeme getireceğinden, ihmal edilmemesi gereken unsurlardan bir tanesidir. Folik Asit yetersizliği doğacak bebeklerin özürlü olma tehlikesine neden olduğundan anne adayları bu konuya daha fazla dikkat etmelidirler.Özellikle hücre bölünmesinde ve hücrenin genetik yapısının oluşmasında önemli rol oynayan folik asit, gebeliğin erken dönemlerinde, bebeğinizin merkezi sinir sisteminin gelişimi için fazlasıyla gerekli bir maddedir. Embriyo, gebeliğin ikinci ve on ikinci haftaları arasında yeterli folik asit alamazsa özellikle beyin ve omurilik ile ilgili anormallikler olmak üzere doğumsal gelişim bozuklukları görülme riski artabiliyor. Ayrıca kan yapıcı organların etkilenmesine bağlı olarak annede kansızlık gibi belirtiler ortaya çıkabilir Çok fazla aspirin kullanmak, kolestrol düşürücüler, doğum kontrol hapları, sara ilaçları ve alkol da vücuttaki folik asit miktarını azaltır. Aynı zamanda yaşlılık Folik Asit depolarını eriten bir başka etken olarak gösterilebilir.
rolü oynar, zinde yapar, verimli yapar. Akyuvarların, antikorların oluşmasında payı vardır. Bağışıklık sisteminin bu askerleri bizi hastalığa neden olan virüslerden koruduğu gibi zehirli maddeleri de zehirsiz hale getirmede yardımcı olur.
üretimi için gereklidir. Vücuttaki demirin sadece yüzde 8'i kan damarlarından gelir. Demir bir çok enzim için hayati bir bileşendir. Hastalıklara direnci azaltır, yorgunluğu azaltır ve kanın kırmızı hücrelerinin oksijenlenmesini sağlar.Demir vücutta büyümeye yardım eder, yorgunluğa karşı ve hastalıklardan korunmada kullanılır. Özellikle kadınlar için daha önemlidir. Çünkü kadınlar 1 ay içinde erkeklerin kaybettiklerinden 2 kat daha çok miktarda demir kaybederler. Bugün demir, kadınlarda eksikliği en çok görülen mineraldir. Ayrıca demir, vücuttaki B grubu vitaminlerinin kullanımını artırır.
sürdürülmesinde temel bir gereksinimdir. Kemik erimesini azaltmada yardımcı olur. Bu temel mineral aynı zamanda. kan basıncı, kan pıhtılaşması, kas büyümesi, sinir geçirme, kanser önleme, enerji üretme, yağ parçalamaya yardımcı olur ve erken kalp hastalıkları riskini azaltığına inanılır. Kalsiyum magnezyumla birlikte birbirini tamamlayarak mükemmel çalışır. Örneğin kalsiyum kasları kasarken/gererken magnezyum gevşetir.
ağırlığının % 1 ini teşkil eder. Bu miktarın % 85 i kemik ve dişlerdedir. Gerek kemiklerde bulunuşu gerekse metabolizması kalsiyum ile yakından ilişkilidir.